Her şeyden önce bu değerlendirme benim şahsi değerlendirmemdir. Herhangi bir kurum, kuruluş veyahut bir kişiyi karalamak gibi bir amacım yoktur.
Makalede Neler Var?
GİRİŞ
Geçmişten günümüze birçok devlet düzeninde toplumun yeri önemliydi. Özellikle bizim toplumumuzun yeri çok önemlidir. Nesiller boyunca dünyaya şanını yaymış olan Türk toplumu, zamanla değişimlere uğradı. Tabi bu değişimler yeni dünya düzeninde şekillenen değişimlerdi. Nitekim yüzyıllar önce yaşanan Fransız ihtilaliyle birlikte dünya çalkalanmaya başlıyor. Bu ihtilal sonucunda birçok devlet rejim değiştiriyor ve o devletlerde halk siyasete katılmaya başlıyor. Kimi toplumlar darbelerle bu işi yapıyordu kimisi de darbe olamadan bir baskıyla yapıyordu. Genel olarak bakıldığında bu hareketler hep toplumdan devlete yaşanmıştır. Bu süreç geçte olsa bizde de gerçekleşti. Bize bakıldığında farklı bir şekilde gelişmiştir bu süreç.
BÖLÜM 1: TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE TÜRKİYE TOPLUMU
Osmanlı tarihine bakıldığı zaman halka dair ilk büyük düzenlemeler Tanzimat fermanıyla olmuştur. Tanzimat fermanı 2. Mahmud döneminde şekillenmiş olup Abdülmecid döneminde ilan edilmiştir. 2. Mahmud dönemini incelediğimiz zaman iki farklı dönem karşımıza çıkıyor. Birisi Alemdar Mustafa Paşa’nın ön planda olduğu dönem ve diğeri 2. Mahmud’un ipleri eline aldığı dönem. II. Mahmud, Alemdar Mustafa Paşa’nın ölümünü fırsat bilmiştir ve artık biz tarihçiler olarak ikinci dönem olarak adlandırdığımız, II. Mahmud’un serbest bir şekilde yenilikler yaptığı döneme geçilmiştir. Bu dönemde köklü değişiklikler yapılmıştır. Hemen hemen bütün devlet kurumlarında değişikliğe gidilmiştir. Yapılan bu değişiklikler, günümüze etki edecektir. Bu dönemde Tanzimat Fermanı’nın temeli atılmıştır. II. Mahmud’un ömrü bu fermanı ilan etmeye yetmemiştir.
Sultan Abdülmecid döneminde ilan edilen Tanzimat Fermanı ile gerçek anlamda büyük değişikliklere gidilmiştir. Can, mal ve namus güvenliği sağlanacaktır. Mecburi askerlik gelmiştir. Kimse yargılanmadan idam edilmeyecektir. Özel mülkiyet güvence altına alınmıştır. Bu gelişmelerle birlikte Osmanlı toplumu yeniliğe girmiş oldu.
Sultan Abdülaziz döneminde Islahat Fermanı ilan edilmiştir. Bu fermanla birlikte azınlıklara, önceki dönemlere oranla büyük raddede yetkiler verilmiştir. Bu yetkiler, Müslüman halk tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Bu dönemde yaşanan Avrupa’daki siyasi olaylar, Osmanlı’yı da etkilemiştir. Bu dönemde Avrupa’dan etkilenen Şinasi, Namık Kemal gibi isimler Cumhuriyet ve Meşrutiyet rejimleri üzerine gazetelerde halkı bilinçlendirmek için yazılar yazmışlardır. Bu süreç, Meşrutiyetin ilanında çok önemlidir. Ayrıca Kırım savaşında Türk subaylar, yabancı subaylardan meşrutiyet rejimini öğrenmişlerdir. Bu rejimin etkisinde olan Türk subaylar, yakın zamanda I. Meşrutiyetin ilanında önemli rol oynayacaklardır. Bu dönemde atılan adımlar meşrutiyete ortam sağlamıştır. Nitekim meşrutiyet toplumun siyasete katılımında çok büyük bir adımdı. Nitekim I. ve II. Meşrutiyetle birlikte toplum siyasete girmeye başlamıştı. Öyle ki kendinden sonra gelen Cumhuriyet dönemini bile etkilemiştir.
BÖLÜM 2: ATATÜRK DÖNEMİNDE TOPLUMUN SİYASETE KATILIM YÖNÜNDEKİ GELİŞMELER
Millî mücadele halkın katılımıyla gerçekleşmiştir. Mustafa Kemal Paşa bu dönemde liderlik yapmıştır ve günümüzün temellerini sağlam bir şekilde atmıştır. Yapılan görüşmeler, kongreler hep bu yönde olmuştur. Her zaman halk ön plandadır. Halkın kurtuluşunu yine halk yapacaktır. Buradan da anlayabiliriz ki halk artık yönetime girecek, siyasete girecektir. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla ilk adım atılmış oldu.
1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla milli egemenliğin gerçekleşmesi yoluna gidildi. Ayrıca saltanatın kaldırılması, Cumhuriyet’in ilanını kolaylaştırmıştır. Nitekim bir yıl sonra 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edilmiştir. Önceki dönemde TBMM’nin açılması, 1921 Anayasa’sında egemenliğin ulusa ait olduğunun kabul edilmesi ve saltanatın kaldırılması cumhuriyete yönelik için açık birer göstergesiydi. TBMM’nin açılması ile cumhuriyetin ilan edilmesinde, zamansız rejim tartışmalarına neden olmamak, ulusal güçlerin parçalanmasını ve zayıf atılmasını engellemek, saltanatın birleştirici etkisinden yararlanmak etkili olmuştur. Cumhuriyetle birlikte halk tarafından seçilen kişilerce meclise seçilen milletvekilleri devlet yönetiminde etkili olacaktır.
Sonraki dönemlerde Atatürk siyasal partilerin kurulmasını sağlamıştır ve 2 defa çok partili hayata geçilmeye çalışılmıştır. Fakat tam anlamıyla doğru ortam oluşamamıştı. Bir yandan inkılaplarla modernleşme çabası içerisindeydik. Fakat çok partili hayat önemliydi. Çünkü demokrasi ile eşitlik birdir. Atatürk demokrasinin eşitlik severlik olduğunu söylemiştir. Atatürk bu dönemde gerçek ve kurallara uygun bir şekilde demokrasi istiyordu nitekim demokrasinin temel şartı olan da çok partili bir rejim rejime geçilmesiydi. Kendisi ve bu doğrultuda halk fırkasını kurmuştur. Adından da anlaşılacağı üzere halkın dikkatini çekmek ve onları siyasete atılım yapmasını istiyordu.
1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur. Bu fırka çok partili hayat için atılan önemli adımlardan birisidir. Öyle ki önceki dönemde kurulan halk fırkasına muhalefet olarak kurulmuştur. Bu yönden çok önemlidir. Halkın bir seçim yapması gerekmektedir. Bunun içinde bilmesi gerekmektedir. Bu şekilde ister istemez siyasete girmeye başlamıştır toplum. Fakat çok geçmeden Şeyh Sait isyanı patlak vermiştir. Bu olayla birlikte bu parti kapatılmıştır. Sonraki çok partili geçiş denemesi ise 1930’da bizzat Atatürk’ün kurdurtmuş olduğu Serbest Cumhuriyet Fırkasıdır. Bu partinin kurulmasında yine çok partili hayat amaçlanmıştır. Fakat çok geçmeden Menemen olayı yaşanmıştır. Bu olayla birlikte Serbest Cumhuriyet Fırkası kapatılmak zorunda kalmıştır. Bu partinin kapatılmasıyla da çok partili hayata geçiş denemelerine bir süre ara verilmek zorunda kalındı.
SONUÇ
Bir tarihçi olarak Türkiye’de yapılan bu değişimlere baktığımız zaman günümüze etki ettiğini görüyoruz. Öyle ki önceki dönemlerden itibaren toplumun yavaş yavaş ön plana çıkartılması, toplumun siyasete kazandırılması yolunda birer adım oldu. Tanzimat’la başlatabileceğimiz bu süreç önce birkaç çok partili hayata geçiş denemelerine sebep olmuştur. Sonraki dönemde 1945 yılında ilk defa çok partili hayata geçiş gerçekleşmiştir. Bütün bu gelişmeler önceki dönemde yaşanan gelişmeler olmadan bu raddeye gelemezdi. Nitekim günümüzde halen daha çok partili hayatı yaşıyoruz. Sonuç olarak bakıldığında Atatürk döneminde toplumun siyasete kazandırılması çalışılmıştır ve günümüz Türkiye’si şekillenmiştir.
KAYNAKÇA
BİRECİKLİ, İhsan Burak. (2008). “Yüzüncü Yılında II. Meşrutiyet’in İlanı Üzerine Bir İnceleme”, Akademik Bakış Dergisi, Cilt:2, Sayı:3, 211-226.
ERTAN T.F, (2019). Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Siyasal Kitabevi, Ankara.
TAŞKIRAN C, (1994). “Atatürk Döneminde Demokrasi Denemeleri”, Atatürk Yolu Dergisi, Cilt:4, Sayı: 14
TURHAN, Mümtaz. (2016). Kültür Değişmeleri Sosyal Psikolojik Bakımdan Bir Tetkik, Altınordu Yayınları, Ankara.


