Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşlarındaki Faaliyetleri

ÖZET

Osmanlı Devleti; Balkan topraklarını aldığı zaman, hoşgörü ile yönetmiştir. Öncesinde Balkanlarda, halkın düşünülmediği bir yönetim vardı. Osmanlının gelmesiyle bu topraklardaki refah seviyesi artmıştır. Sonraki dönemlerde yeni dünya güçlerinden olan Ruslar, Panslavizm politikası güdecektir. Balkan topraklarında Osmanlı aleyhinde kışkırtmalar yapacaktır. Bunların sonucunda isyanlar patlak verdi. Tüm bu olaylar olurken Osmanlı Devleti’de kendi içerisinde sorunlarla yüzleşiyordu. Bundan dolayı kimi isyanlar, kanlı bir şekilde bastırıldı. Bunların sonuçları daha ağır oldu. Balkanlarda bağımsızlık hareketleri yaşandı. Sonraki süreçte Osmanlıya karşı bir savaş açıldı. Bu Balkan savaşlarıyla da Osmanlı Devleti Balkanlardaki birçok toprağını kaybetmek zorunda kaldı. Bu savaşla birlikte Osmanlı Devleti, kendi içerisinde değişime gitmiştir. Askeri bir darbe olmuştur. Tüm bu sürecin sonunda ezilen, halk olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Balkanlar, Osmanlı, Halk, Savaş, Anlaşma.

GİRİŞ

Tarih içerisinde devletler, topraklarını elinde tutmak için birçok yola başvurmuştur. Kimisi propagandalar kullanmış, kimisi devlet rejiminde değişiklik yapmıştır ve kimisi de mecburiyetten savaşmak durumunda kalmıştır. Osmanlı Devleti’ne bakıldığı zaman Balkan toprakları için savaşmak durumunda kalmıştır. Buradaki halk, uzun yıllardan beridir Osmanlı Devleti’ne bağlıdır ve Fransız ihtilali ile milliyetçilik akımının çıkmasına kadar da bir sıkıntı yaşanmamıştır. Milliyetçilik akımı tüm dünyayı kasıp kavururken Osmanlı Devleti ’de bu akımdan payını almıştır. Balkanlarda isyanlar çıkmaya başlamış olup, devlet kendi içerisinde zor şartlar yaşamıştır. Hal böyle olunca Balkan Savaşları kaçınılmaz hale gelmiştir.

BÖLÜM 1: TARİHİ AÇIDAN OSMANLI DEVLETİ VE BALKANLAR

Osmanlı Devleti XIV. Yüzyılda Balkan topraklarına ilk adımı attığı andan itibaren yürüttüğü politikalarla uzun süre bu topraklarda kalmıştır. Bu dönemde Balkanlarda yaşayan halk; ağır olmakla beraber zamansız vergiler, köle gibi çalışmalar ve yöneticilerin istismarlarından dolayı bitmiş haldeydi. Osmanlı Devleti bu toprakları aldığı zaman; hoşgörülü yönetim ve belirli vergi düzeniyle birlikte bu topraklarda yaşayan halkın sevgisini kazanmıştır. Osmanlı Devleti’nin bu topraklara Türkleri göç ettirmesiyle birlikte de bu topraklarda hakimiyetini derinleştirmiştir.

XVIII. yüzyıla gelindiğinde Deli Petro önderliğinde bir güç haline gelen Rus Çarlığı; Balkan topraklarında yaşayan halkı, Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtmaya başlamıştır. Sonraki yüzyıllarda da devam edecek olan bu Rus politikası; zamanla zaman bazı Avrupa Devleti tarafından da benimsenecektir ve bunların sonucunda Osmanlı Devleti zor zamanlar yaşayacaktır. Ayrıca bu yüzyılda Fransız İhtilali sonucunda ortaya çıkan fikir akımları, tüm dünyada olduğu gibi Balkanlarda da etkisini göstermiştir.

XIX. yüzyıl da Balkanlarda sürekli isyanlar vardı. Tarihi süreçte bu yüzyıl, Balkan topraklarında isyanların en çok olduğu yüzyıldır. Bu dönemde Osmanlı Devleti’nin savaşlarda yenilgi alması ve toprak kaybetmesi, Osmanlıyı yeniliklere götürüyordu. Önceki dönemlerde yenilik yapmaya çalışan padişahlar, yeniçeriler tarafından zorla indiriliyordur. Devletin ordusu olan yeniçeriler, siyasette etkin bir rol oynuyordu. Bunun yanı sıra talim terbiyeden uzak olan bu ordu, başarı sağlayamıyordu. Nitekim Sultan II. Mahmud döneminde bu ordu kaldırıldı. İşte bu süreç içerisinde Osmanlının bir valisi olan; Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya vaatler verildi ve ordusuyla Balkanlara girdi. İsyanı bastıran bu ordu hem isyan taraftarlarını hem de masum insanları öldürdü. Hal böyle olunca da daha şiddetli isyanların çıkması kaçınılmaz oldu. Çok geçmeden bu bölgede yeni devletler kuruldu. Yunanistan, Sırbistan, Romanya ve Sırbistan kuruldu. XX. yüzyılın başlarında Bulgaristan’ın da kurulmasıyla bir Balkan savaşı kaçınılmaz oldu.

Tarihler XX. yüzyılı gösterdiğinde bu yüzyılın başında Avrupa devletleri kendi içerisinde önceden beridir devam etmekte olan toprakları sömürge haline getirme yarışı daha da şiddetlenmiş durumdaydı. İtalya Devleti henüz yeni yeni gücünü gösteriyordu. Bu sömürgecilik yarışında diğer Avrupa devletlerine oranla geri kalmıştı. Hedef olarak kendisine Trablusgarp’ı seçti ve işgal etti. Osmanlı Devleti bu toprağını savunmak için ordu gönderemedi çünkü etrafındaki topraklar da işgal altındaydı ve kara bağlantısı yoktu. Tam da bu süreç içerisinde I. Balkan Savaşı patlak verdi. İtalyanlarla Uşi Anlaşması yapıldı ve odak noktamız Balkanlar oldu.

BÖLÜM 2: SONUÇLARIYLA BALKAN SAVAŞLARI

Bu savaşın başlamasının etkenlerinden birisi ve hatta en büyüğü diyebileceğimiz etken; XVIII. Yüzyıldan itibaren Rusların, Balkan topraklarında Osmanlı Devleti aleyhinde kışkırtmalar yapmasıdır. XIX. Yüzyılda bu daha da artmıştır. XX. yüzyıla gelindiğinde Rusların karşısında duran İngiltere; Osmanlı-Alman ilişkilerinin iyi gitmesinden dolayı Balkan topraklarına karışmamıştır. Bunun sonucu olarak da Ruslar; Balkanlarda kurulmuş olan yeni devletleri, Osmanlı Devleti aleyhinde daha şiddetli bir şekilde desteklemiştir. Burada Rusların amacı, balkan devletlerini bir araya getirip Osmanlı Devleti’ne karşı bir savaş ve Osmanlının bu topraklardan çıkmasıdır. Çünkü Osmanlı, Rusların Panslavizm politikasına karşı çıkmaktadır. Bunların sonucunda Balkan devletleri bir birlik oluşturdular (Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan) ve 8 Ekim 1912 yılında Karadağ’ın Osmanlı topraklarına saldırmasıyla I. Balkan Savaşı başlamış oldu.

Bu savaş sürecinde Osmanlı ordusu kendi içerisinde sorunlar yaşıyordu. Balkan devletlerinden Karadağ, Sırplar ve Bulgarlar; Makedonya’ya saldırdı ve Yunanistan Ege adalarına saldırdı. (Uşi Anlaşmasıyla Ege adaları bizden çıkmıştı, çok daha sonra Ege adaları Yunanlılara verilecektir. Günümüzde “Ege adalarını Lozan’da kaybettik.” Şeklinde anlatımlar vardır ve bu anlatımlar tamamen bilgisizliğin sonucunda ortaya çıkmıştır.) Savaşın gidişatı Osmanlı aleyhine oldu ve Osmanlı büyük miktarda toprak kaybetmiştir. Batı ve Doğu Trakya elden çıkmıştır.

Savaşta yaşanan bu gelişmelerle birlikte Osmanlı iç siyasetine bakıldığında karışıklıklar ortaya çıkıyor. 23 Ocak 1913 yılında Babı Ali askerler tarafından basılıyor. Kâmil Paşa hükümeti istifaya zorlanmışlardır. Bu baskını İttihat ve Terakki fırkasının ileri gelenlerinden Enver Paşa ve komutasındakiler yapmıştır. Bu olaya bakıldığı zaman, Türkiye tarihindeki ilk darbe diyebiliriz. Bu baskınla İttihat ve Terakki iktidara gelmiştir ve I. Dünya Savaşının sonuna kadar da iktidarda kalacaktır. 30 Mayıs 1913’te Londra Konferansında yapılan anlaşmayla savaş bitmiştir. Osmanlı birçok toprağını kaybetmiştir. Bu anlaşmayla Osmanlı Batı sınırı Midye Enez olmuştur. Ayrıca Arnavutluk’un bağımsızlığı kabul edilmiştir. Osmanlının Egedeki hakimiyeti büyük ölçüde azalmıştır ve hatta bitme seviyesine gelmiştir. Bu anlaşmada Bulgaristan, diğer devletlere nazaran daha fazla toprak almıştır. Nitekim kısa süre sonra çıkacak olan II. Balkan savaşının asıl nedeni bu olacaktır. Bulgaristan ile Osmanlı arasında azınlık problemi olmuştur. Bu iki devlet arasında göçler yaşanmıştır.

Bulgaristan’ın savaş sonucu aldığı topraklar fazla olduğundan dolayı, bu devlete karşı diğer Balkan devletleri tarafından bir ittifak yapıldı (Yunanistan, Sırbistan, Romanya ve Karadağ.). Bulgaristan dört bir yandan savaşmaya başladı ve bunu fırsat bilen Osmanlı Devleti; 29 Haziran 1913’te harekete geçti. Edirne ve Kırklareli geri alındı. Bu toprakların geri alınması, İttihat ve Terakkiye güç kazandırdı. Çok geçmeden Bulgaristan, savaşın yükünden dolayı barış yapmak durumunda kaldı. 10 Ağustos 1913’te Bulgaristan ve diğer Balkan devletleri arasında Bükreş Barış Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma gereği Osmanlıdan alınan topraklar tekrardan paylaştırıldı.

Osmanlı-Bulgaristan arasında 29 Eylül 1913’te İstanbul Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre Meriç nehri bu iki devlet için sınır olacaktır. Ayrıca iki devlet arasında göçler yaşanacaktır. Bunların yanı sıra Bulgaristan’da kalan Türkler, Bulgarlarla aynı haklara sahip olacaktır. Osmanlı-Yunanistan arasında 14 Kasım 1913’te Atina Anlaşması yapılacaktır. Girit, Yunanlılara kalmıştır. Ege adaları, büyük devletlerin kararına bırakılmıştır. Osmanlı-Sırbistan arasında 13 Mart 1914’te İstanbul Anlaşması yapılmıştır.

SONUÇ

Balkan savaşlarının sonucunda; Osmanlı Devleti’nin XIV. Yüzyıldan itibaren almaya başladığı Balkan toprakları, kaybedilmiştir. Edirne ve Kırklareli sınırına kadar ki toprakları verdik. Son üç yüzyıla bakıldığında bu topraklarda sürekli bir Osmanlı aleyhine bir kışkırtma vardı. Bunların sonucunda bu kayıplar yaşandı. Tarihsel sürece baktığımızda Osmanlı Devleti Anadolu’ya çekilmek durumunda kaldı. Balkanlarda yaşayan Türkler, Balkan Devletlerinin eline geçti. Balkan Devletleri ile Osmanlı arasında göç sıkıntısı yaşandı. Bu savaşla birlikte Osmanlıcılık fikri yerini Türkçülüğe bırakmıştır. Sonuç olarak bakıldığında Balkan savaşları, daha büyük bir olay olan I. Dünya Savaşının habercisiydi. Sonraki dönemde yaşanacak olan bu cihan harbi, Osmanlının sonunu getirecektir.

KAYNAKÇA

ARMAOĞLU F. (1997). 19.yy. Siyasi Tarihi (1789-1914), Türk Tarih Kurumu, Ankara.

ERTEN T.F. (2019). Türkiye Cumhuriyet Tarihi, Siyasal Kitabevi, Ankara.

KÜÇÜK C. (1992).” Balkan Savaşı”, TDV İslam Ansiklopedisi, İstanbul.

SANCAKTAR C. (2011). “Balkanlar’da Osmanlı Hakimiyeti ve Siyasal Mirası”, Ege Stratejik Araştırmalar Dergisi, Cilt:2, Sayı:2, 27-47.

TURAN Ş. (2017). Türk Devrim Tarihi, Bilgi Yayınevi, Ankara.

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top

Osman Şahin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin