1904-1905 Rus-Japon Savaşı’nın Rusya’ya ve Rusya’daki Türk Topluluklarına Etkileri Üzerine Değerlendirme

Her şeyden önce bu değerlendirme benim şahsi değerlendirmemdir. Herhangi bir kurum, kuruluş veyahut bir kişiyi karalamak gibi bir amacım yoktur.

GİRİŞ

Tarihler 1904’i gösterdiğinde tarafların çıkarları çatıştığından dolayı Rusya ile Japonya arasında sonucu dünyaya yankı yapacak olan bir savaş başladı. Tam 18 ay boyunca devam eden bu savaş, Japonların kazanmasıyla sonuçlandı. Bakıldığı zaman bir tarafta küçük bir toprak parçası olan Japonya, diğer tarafta büyük topraklara sahip olan Rusya. Bu savaşı anlayabilmek için o dönemin şartlarını bilmemiz lazım. O dönemin toplumlarını ve bu toplumların üzerindeki baskıyı anlayabilmemiz lazım. Tarihte birçok savaş vardır. Kimi savaşlar yeni bir dönem başlatır. Bakıldığı zaman Rus-Japon savaşı da bu tarz bir savaş. Bu savaşın tek bir sebebi yok aksine birçok sebebi vardı. Ama asıl sebep sömürgecilik yarışıydı.

BÖLÜM 1: RUS-JAPON SAVAŞI ÖNCESİNDEKİ SÜREÇ

Yüzyıllar öncesinde İstanbul’un fethi sonucunda coğrafi keşifler başlamıştı. Bu keşiflerle birlikte günümüz liberalizmin temelleri atıldı. İstanbul’un fethiyle birlikte batının ayağa kalkması başladı. Medeniyet Akdeniz’den atlas okyanusa doğru şekillenmeye başlıyor. Sonrasında coğrafi keşifler başlıyor. Böylece bir zenginlik oluştu. Avrupa’ya gelen altın ve hammaddelerle birlikte bir zenginlik oluştu. Zamanla güzel sanatlara, bilime para aktarımı oldu. Bu gelişmeler Rönesans’ı tetikledi. Böylece aklın oluşması gerçekleşti. Burjuva sınıfı gelirini sanata ve bilime aktardı. Bu sayede Avrupa’da zihni anlamda uyanış gerçekleşti. Hukukta, mimaride, tıpta ve bu gibi birçok alanda gelişmeler yaşandı. Dönemim siyasi yapısı bu uyanışa izin vermek istemedi. Şöyle diyebiliriz ki Rönesans, siyasi uyanışa el vermedi. Matbaayla birlikte pek çok yayın imkânı doğdu ve ekonominin iyi olmasıyla birlikte basılan eserler Avrupa’ya dağıldı ki özellikle incilin çoğaltılması Avrupa’yı büyük bir şekilde etkiledi. Rönesans’la birlikte aklın uyanışı başlamıştı ve yeni gelişmelerle birlikte reform oluştu ve birçok mezhep ortaya çıktı.

Fransız ihtilali sonucunda ortaya çıkan birtakım yeni fikirler ve akımlar kendisinden yüzyıllar sonrasında bile etkili olacaktır. Ortaya çıkan akımlardan birisi de Milliyetçilik akımıydı. Sonraki dönemlerde çıkacak olan Rasyonalizm, milliyetçilik kelimesi ile ifade edilebilir. Bununla birlikte dünya siyasetinde birçok devlette millileşme çabaları başladı. Devletler zaman geçtikçe ister istemez çıkarları doğrultusunda birbirleriyle savaştılar. Tüm bu olaylar içerisinde devrimler yaşandı. Rusya’ya bakıldığında aynı şeyleri görüyoruz. XIX. Yüzyıl sonlarında Rusya, İngiltere’ye karşı bir politika içerisindeydi. Bunun başlıca sebebi ise ham madde ve Pazar arayışıydı. Rusya sömürgecilik faaliyetleri için kendisine hedef olarak Asya’yı belirlemiştir.

Hammadde ve pazar arayışı ise özellikle buhar teknolojisinin kullanılmaya başlanmasıyla paralellik gösterir. Avrupa; tekstil, dokuma ve birçok alanda önemli atılım yapmaya başladı. 2. Sanayi devrimiyle birlikte hem işçi sınıfı ortaya çıktı hem de hammadde Pazar arayışı ortaya çıktı. Nitekim 20. Yüzyılı önemli şekilde etkilemiştir. Ticaret burjuvazisi sanayi burjuvazisine dönüştü ve siyasete atılım başlandı.

Bütün bu gelişmeler tüm dünyada yaşanmaktaydı. Rusya bir yandan yeni pazarlar ararken bir yandan da Avrupa devletleriyle çıkar ilişkilerine gidiyordu. Büyük bir imparatorluk olan Rusya’da birçok halk yaşıyordu. İster istemez yeni dünya düzeninden etkileniyordu. Ara ara ufak çaplı isyanlar olsa da bu isyanlar bastırılıyordu.

Japonya’ya bakıldığında; kendi toprak parçasında hammadde olmadığından dolayı sömürgelere ihtiyacı vardı. Bundan dolayı çıkan Çin-Japon savaşında Japonlar galibiyetle ayrıldı. Bakıldığın büyük topraklara ve insan gücüne sahip olan Çin, küçük Japonya’ya yenilmişti. Bu savaşta Japonya Çin’i ağır bir şekilde yenilgiye uğrattı fakat çok stratejik bir konumu olan ve Japonya’nın Asya’ya girişi sayılabilecek bölge olan Liaotung Japonya’nın elinden alınmıştı. Rusya Liaotung’a yerleşip Port Arthur deniz üssünü kurdu ve Mançurya’ya el atmaya başladı. Bu savaşın sonucunda ağır yenilgiye uğrayan Çin’in üzerine Avrupalılar daha çok gitmiştir. Bu gelişmelerin sonucunda Japonlarda, Ruslardan bir intikam alma arzusu doğdu. Nitekim İngilizlerle ittifak yapma yoluna gidildi. 30 Ocak 1902 yılında İngiliz-Japon ittifakı imzalandı. İşin ilginç yanı yeni yeni dışarıya adım atan Japonya doğrudan dünyanın süper gücü sayılabilecek olan İngiltere ile ittifak anlaşması yapıyordu. Bu anlaşma ile İngiltere; Japonya’yı Rusya’ya karşı kışkırtıyordu. Yapılan bütün şeyler savaşa doğru birer adımdı. Fakat önemli bir konu var ki o da Japonya son raddeye kadar savaş başlatmak istemedi. Savaşsız anlaşma üzerine gitmek istedi fakat Rusya olumsuz yaklaştı. Bu noktaya gelindiğinde savaş patlak verdi.

BÖLÜM 2: RUS-JAPON SAVAŞI VE ETKİLERİ

Rusya’nın birliklerini Mançurya’dan geri çekmemesiyle birlikte Japonların Port Arthur üssüne bir baskın yapmasıyla başladı. Bu baskınla Rusya için hezimetler başladı. Japon donanması denizlerde kontrolü ele aldı. Ardından Liaotung kıyılarına asker çıkardı. Diğer taraftan Kore’ye çıkarılan Japon askerleri “Yalu” zaferini aldıktan sonra Mançurya’ya girmeye başladı. Rus orduları destek alana kadar geri çekilmek durumunda kaldı. Takviye destek geldikten sonra Port Arthur üssünü kurtarmak amacıyla Japonya’nın üzerine sefer yapıldı fakat başarılı olunamadı. Sonrasında Rus savunma hattına Japon orduları hücum ettiler ve bu hattı yaramadılar fakat bu hücum sonucunda Ruslar orduları Kuzeye çekilmek durumunda kaldılar.

Rusya Baltık denizinden savaş gemilerini savaşa gönderdi. 8 ay gibi bir sürenin sonunda Çin kıyılarına vardılar. Buna karşılık ise Amiral Togo komutasındaki Tsushima boğazı ve Tsushima adası yakınlarında pusuda bekliyordu. Ani bir saldıryla Rus donanmasının büyük çoğunluğu yok edildi ve 5 tanesi de esir alındı. Rusya son oyununu da oynamıştı ve elinde bir şey kalmamıştı. Rusya kendi içerisinde sıkıntılar yaşıyordu ve savaşın daha fazla uzamasını istemedi. Japonya’da aynı fikirdeydi; kesin bir zafer almıştı ve savaşın bitmesini istiyordu.

Bu savaşı Japonların kazanması dünya kamuoyunda büyük bir yankı oluşturdu. O zamana kadar sarı ırk olarak kastedilen ve içerisinde Japonların da bulunduğu grup Avrupalıların gözünde hiçbir şekilde gelişmelerin yaşanmayacağı bir gruptu. Bu savaşla beraber bu algıda değişiklikler yaşandı. Bu bağlamda bu savaş Japon tarihi için çok önemlidir.

Tüm bu olaylar yaşanırken Rusya’da devrim hareketleri yaşanıyordu. Şöyle ki; savaşın ağır şartları halkı bitiriyordu. Rusya toprakları içerisinde yaşayan Müslüman ve Türk halk için seferberlik ilan edildi. Zorla savaşa gönderildi. Kırım’da askerlik çağına gelmiş olan birçok genç İstanbul’a göç etti. Türklerin yanı sıra Kırım’da yaşayan Slavlar, Almanlar, Rumlar, Yahudiler, Ermeniler ve İtalyanlar da savaşa gönderildi. Zor şartlar altında günlerce yolculuk yaparak savaşa gidilmiştir. Rusya Japonları önemsememiştir ve etkileri ağır olmuştur. Bu savaşta 400 bin ölü ve yaralının içerisinde Müslüman Türklerde vardı. Öyle ki bu savaş Tatar türkülerine de konu olmuştur. Bu savaşta Japon Amiral Togo’nun başarısı Osmanlı Devleti’nde büyük bir sevinçle kutlandı. Öyle ki, döneminde yeni doğan çocuklara Togo ismi verilmişti. Savaşı Rusların kaybetmesi bizi çok sevindirmiştir.

Bu Rus-Japon savaşının en önemli sonucu Rusya’da var olan sosyal, ekonomik ve siyasi krizi tetiklemesi olmuştur. 1905 yılının ocak ayında bir ihtilal ortaya çıktı. İhtilalin en önemli nedenleri arasında; Rusya’nın Japonya’ya karşı açtığı savaş, insanların ekonomik sıkıntılarını dile getirme istekleri, hükümetin isyanı bastırmada gösterdiği beceriksizlik ve muhalefetin direnciydi. Hükümete yönelik tepkiler 1904- 1905 Rus-Japon savaşında alınan yenilgiden sonra daha da arttı ve halkın şikâyetlerini dinlemek yerine onları susturmaya çalışması ile bir ihtilale dönüştü.

Savaş sırasında Aralık 1904’te, Petersburg’daki Putilov Fabrikası’nda gerçekleşen grev kısa sürede yayılarak geniş kitlelerin greve katılmasına sebep oldu. Şehrin diğer fabrikaları da buradaki greve destek verince grevdeki işçilerin sayısı 80 bine ulaştı. Çarlık yanlısı sendika örgütlenme önderlerinden ve Ohranka kilise ruhanisi Gapon barışçıl bir işçi gösterisi düzenleyerek işçilerin taleplerini Çar’a iletmek üzere Kışlık Saray önüne geldi. Bu barışçı yürüyüşe katılan silahsız işçilere ateş açıldı. 22 Ocak 1905 tarihinde “Kanlı Pazar” olarak adlandırılan olaylarda binlerce kişi öldürüldü. Silahsız insanların üzerine ateş açan Çarlık askerleri 1905 Devrimi’nin ilk kıvılcımını ateşlediler. Bu olayların sonucunda Duma açılması yoluna gidildi. Bu meclisin açılmasıyla yeni dünya düzenine ayak uydurulmaya başlandı. İnsan hakkı ve özgürlükleri gündeme geldi.

Bunların yanı sıra ayrılıkçı milliyetçilik dalgası Kafkaslarda patlak verdi. Azerbaycan Türkleri ve Ermeniler arasında kanlı çatışmalar yaşandı. Bunların sonucunda Bakü yağmalandı. Devrimle birlikte Rusya’da yaşayan Müslüman Türkler de rahat nefes almaya başladı. Üzerlerindeki baskı azalmıştı. Baskılara karşı siyasi bir kanat ortaya koyma fikri ortaya atıldı. Önceleri gizli olarak toplanılmıştı ve devrimle beraber açık bir şekilde toplantılar yapıldı. Okullarda Türkçe derslerde karar kılınmıştır. Tüm bu gelişmeler önceden beridir düşünülmekteydi ve bu savaş bir kıvılcım misali her şeyi ateşledi.

SONUÇ

Yaşanan tüm bu olaylar incelendiği zaman en çok zarar gören halk oldu. Bu savaşın sonuçları arasında Türkler de nasibini aldı. O dönemin en büyük Türk devleti olan Osmanlı Devleti’nde çocuklara Togo ismi verildi. Sokaklara Amiral Togo ismi verildi. Osmanlı dışında Rusya’da yaşayan Türkler ise Rusya’da gerçekleşen devrimden yararlandılar. Öyle ki öncesinde çok baskı altındaydılar fakat bunlara rağmen gizli görüşmeler yapıyorlardı. Devrimle beraber baskı azaldı ve kendi haklarımızı savunma yoluna gidildi. Okullarda Türkçe öğretilme kararına gidildi. Millileşme her türlü yaşanmaya çalışıldı. Dünya devletlerine bakıldığı zaman bu savaşın etkileri büyük olmuştur. Yüzyıllardır zihinlerde olan sarı ırk gelişemez algısını kaldırmıştır. İlk defa bir Avrupa devleti sarı ırka yenilmiştir modern şartlar altında. Yenilen devlet ise çok büyük topraklar sahip Rusya olduğundan dolayı büyük yankı uyandırmıştır. Yapılan bu döneminin diğer savaşlarıyla büyük oranda benzerlik göstermektedir. Asıl amaç hammadde ve sömürgecilik. O dönem için en önemli şey buydu. Sonuç olarak bakıldığında bu savaşla birlikte dünya değişime uğradı. Özellikle Osmanlı devletinde işleyiş değişiklikleri yavaş yavaş hızlandı ve sonraki Cumhuriyet döneminin kurulmasında etki etmiştir. Günümüzde bu savaşları bir tarihten ibaret biliyoruz fakat bu savaşın önemi büyüktür.

KAYNAKÇA

ARMAOĞLU F. (1997). 19.yy. Siyasi Tarihi (1789-1914), Türk Tarih Kurumu, Ankara.

KURAT, A. N. (1987). “Rusya Tarihi”, Türk Tarih Kurumu, Ankara.

KURTBİLAL, N. (2020). “Kırım Tatar Türkülerinde 1904-1905 Rus-Japon Savaşı’nın Yansımaları”, Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, Sayı 49, Ankara.

TOPSAKAL, İ. (2010). Rusya Tarihi, İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi.

TURHAN, M. (2016). Kültür Değişmeleri Sosyal Psikolojik Bakımdan Bir Tetkik, Altınordu Yayınları, Ankara.

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top

Osman Şahin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin