Makalede Neler Var?
GİRİŞ
Her ne kadar önemi bilinmese de Aramiler’ in, hayatımızda birçok yerde karşımıza çıkması olası. Bunun altın birçok sebep var. Aramiler, bir Sami kavimdir. Samiler kutsal kitaplardan olan Tevrat’a göre, Nuh’un oğlu olan Sami’nin soyundan gelenlere denmektedir. Sami göç hareketleriyle Mezopotamya ve çevresine gelen kavimler, zamanın etkisiyle yerleştikleri coğrafyanın kaderiyle oynamışlardır ve oraya sahip çıkmışlardır. Bu durum ile birlikte Aramiler’ in tarihini bu göç ile başlamaktadır der isek pek yanlış sayılmaz. Aramiler zamanla çeşitli toplumlarla etkileşime geçmiştir ve kendilerinden söz ettirmişlerdir. Bu yazımda önce Aramiler ve sonrasında gelişen gelişmelerden bahsedeceğim.
BÖLÜM 1: ARAMİLER VE TARİHSEL SÜREÇTE Kİ YERİ
- ARAMİLER HAKKINDA
Aramiler’ in göç yoluyla Suriye ve çevresine gelip burada yaşamış olduklarını bilmekteyiz. M.Ö. 14. ve 12. Yüzyıllardan itibaren günümüze kadar süren süreçte yaşamaktadırlar. Aram ismi konusunda ise farklı tartışmalar söz konusu. Albright, Zadok ve Assaf gibi araştırmacılar Aram adını M.Ö. üçüncü bin yılın sonuna getirmektedirler.[1] Bu araştırmacıların yanı sıra Arami adının geçtiği ilk tarihi eser, Dönemin kadim Krallığı olan Akan Krallığının Kralı olan Naram-Sin’ e ait bir tablette geçmektedir. Bu tablette A-ra-me şeklinde geçmektedir. Nitekim Arami sözcüğü M.Ö. 14. Yüzyıl ile birlikte Suriye ve çevresinde yaşayan insanlar için kullanılmıştır.[2]Arami adı Sami dillerinde ki anlamı olarak dağlı ve dağcılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Hitit kaynaklarında –Hitit Boğazköy Arşivi- ise Habiru ya da Hapiru olarak görmekteyiz, bu ismi Sinearlıların verdiğini görmekteyiz.
Aramiler yurt edindikleri ve isim verdikleri yerler BİT sözcüğü ile başlatmaktaydılar. Kullandıkları semetik dilde ev demekti. Hem önceki dönemde Akad dilinde BİTU olan hem de şimdi ki modern Arapça da BEYT olarak geçen ev kelimesini, Aramiler tarafından kullanılmıştır. Bu yönden baktığımızda Aramiler’ in kullandıkları dilin kesinlikle Semetik bir dil olduğunu görüyoruz. Geçmişten günümüze de bu dil gelişerek gelmiştir.
- ARAMİLERİN TARİHSEL SÜREÇTE Kİ YERİ
Semetik bir toplum olan Aramiler’ in Arabistan’ın zor koşullarından, bugün ki Suriye civarına göç yoluyla geldikleri görünmektedir. Mısır, Mezopotamya ve sonrasında Orta Anadolu’ya kadar uzanan geniş bölgede olmuş olan Sami göç hareketleriyle birlikte Aramiler de gelmiştir. Tarihler M.Ö. 15. Yüzyılları gösterdiğinde Aramiler’ in bu coğrafyada ki hareketleriyle karşılaşıyoruz. Çevresinde ki milletlerle etkileşim içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu etkileşim sonucu farklı milletler Aramiler’ i tanımıştır. Suriye prenslerinin Aramiler hakkında şikâyetlerini Tel El Amarna mektuplarında görüyoruz. Ayrıca Geç Hitit Beylikleri ile olan etkileşimi ile dil ve kültür alışverişi yapılmış olup, Aramca dili ve kültürü Anadolu’ da yayılmaya başlamıştır. Bunların yanı sıra Aramiler’ in en bilindik zamanı Hıristiyanlık ile olmuştur. İsa ve annesi Meryem’in Arami asıllı olması bu halka olan saygıyı arttırmıştır. Yazılan İncilin ilk başta Aramca olmasıyla da dil bakımından yükseliş yaşanmıştır. Zamanla İncilin Grekçeye dönüşmesi Aramiceyi kötü etkilemiştir. Günümüzde dâhi çok az bir kesim bu dili kullanmaktadır.
BÖLÜM 2: ARAMİLERİN DİĞER KÜLTÜRLERLE ETKİLEŞİMİ
Aramiler’ in Suriye bölgesinde olduklarıyla ilgili bilgileri farklı toplumlara ait yazışmalarda görmekteyiz. Suriye bölgesinde ki yerli prensler Mısır Firavununa şikâyet ile ilgili yazışmalarını Tel El Amarna mektuplarında görüyoruz. Bu mektuplarda Habirular olarak geçmektedir. Burada anlıyoruz ki Sinearlıların vermiş olduğu bu ismi çevrede ki toplumlar da kullanmaktadırlar.[3] Asur Kral Yıllıklarında bölgeye yapmış oldukları seferlerde BİT-BAHİYANİ devletinden bahsedilmektedir. Buradan anlamaktayız ki Aramiler bu bölgeye yerleşmişlerdir.[4] Bu dönemde Aramiler’ in Geç Hitit Beylikleri ile olan etkileşimi sonucu Aramca dili ve kültürü Anadolu’ da görülmeye başlanmıştır. Her toplum gibi Aramiler de, diğer toplumlarla etkileşim içerisinde olmuştur. Zamanla dil ve kültürler birbiri ile etkileşimi sonucu değişime uğramıştır. Coğrafyanın etkisi, toplumların etkileşiminde kilit rolündedir. Coğrafya el verdikçe etkileşimler ve değişimler olur. Olan bu değişimler günümüze kadar olan süreçte devam etmiştir ve halen daha devam etmektedir.
BÖLÜM 3: ARAMİLER VE HIRİSTİYANLIK ARASINDAKİ BAĞ
İsa’nın ve annesi Meryem’in Arami asıllı olması ve bunun sonucu olarak Hıristiyan dininin temelleri Aramice olması Arami kültürü için dönüm noktası oldu. Hıristiyanlık ile birlikte insanlar akın akın Hıristiyan oldu. Aramiler’ in bir kısmı da bu dine mensup oldu. Bu topluma Süryaniler dedin. Süryaniler’ in kökeni hakkında farklı görüşler olsa da, Arami asıllı olduğu görüşü bir tık daha önde durmaktadır. Hıristiyan olan Aramiler zamanla Süryaniler olarak adlandırıldılar. Süryanilerin kullandıkları dil olan Süryanice, zaman içerisinde Aramice’ den kopmuş bir lehçe olduğu görüşü vardır.
Hıristiyan dini ile Aramiler, dünya milletleri tarafından tanındılar. İncilin Aramice olması da bunda büyük bir rol oynadı. Bir süre Aramice olan İncil zaman içerisinde Yunancaya çevrildi ve bu şekilde okundu. Her ne kadar çevrilmiş halinde Aramice kelimeler olsa da Arami dili etkisini yitirmeye başlamıştı. Bu dönemden günümüze kadar olan ki süreçte bunun etkisini görmekteyiz. Nitekim bugün bu dili konuşan yaklaşık 15 bin kişi kaldı. UNESCO tarafından bu dil korunma altına alındı. Bu dilin önemi büyük ve bu önemin farkına varılması insanlık tarihi açısından önemli bir gelişmedir.
SONUÇ
Sonuç olarak bakıldığında Aramiler bir düzensizlik içinde gelmişler ve yerleştikleri yerde kalıcı olmayı başarmışlardır. Zor süreçler atlatıp bugünlere kadar isimlerini duyurmuşlardır. Bugün bir tarihçi için toplumları ve kültürlerini anlamak önemlidir. Toplumun anlayışı ve diğer toplumlarla olan ilişkileri ile birlikte insanoğlu değişime uğramıştır. Nitekim diğer önemli Sami toplulukları gibi Aramiler’ de bu etkileşim ile birlikte Dünya milletleri arasına girmiştir. Buradan çıkarmamız gereken ders ise; kendi başımıza yaptığımız işler o kadar önemli değil. Önemli olan toplum olarak yapabildiklerimizdir.
KAYNAKÇA
BÜLBÜL, Cemil, Eskiçağ Tarihinde Sami Göçleri, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Afyon, 2005.
ÇOBAN, Hacı, “Arami Göçleri”, TÜBAR XXIX, 2011, s.91-102.
ÇEÇEN, Hande, Anadolu’daki Arami Krallıkarı ve Arami Kültürü, ( Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2007.
DUYMUŞ FLORİOTİ, H. Hande, “Yeni Asur Dönemi Yazılı Kaynaklarında Bit-Bahiyani Arami Krallığı”, Tarih Okulu XII, 2012, s.23-40.
KOCH, Guntram, Erken Hıristiyanlık Sanatı, (çev: Ayşe Aydın), Arkeoloji Sanat Yayınları, İstanbul, 2007.
YILDIRIM, Nurgül, “Demir Çağında Anadolu’daki Aramilerin Politik Coğrafyası”, Cappadocia Journal of History and Social Sciences, Vol. 8, Ahlen-Germany 2016, s.123-137.
[1] Hande Çeçen, Anadolu’daki Arami Krallıkarı ve Arami Kültürü, ( Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2007, s. 12.
[2] Nurgül Yıldırım, “Demir Çağında Anadolu’daki Aramilerin Politik Coğrafyası”, Cappadocia Journal of History and Social Sciences, Vol. 8, Ahlen-Germany 2016, s.124.
[3] Hacı Çoban, “Arami Göçleri”, TÜBAR XXIX, 2011, s.93.
[4] H. Hande Duymuş Florioti, “Yeni Asur Dönemi Yazılı Kaynaklarında Bit-Bahiyani Arami Krallığı”, Tarih Okulu XII, 2012, s.27.


